ANNE
BENİ ANAOKULUNA GÖNDER!
Okullar
açılıyor, 3-6 yaşlarında çocuğu olan bir çok anne; “Çocuğumu anaokuluna
göndersem mi, göndermesem mi?” nin kararını vermek üzere ter döküyor…
Öncelikle, Neden “7 çok geç!” öğrenmek istiyorsanız, buyurun…
Türkiye’de
4-6 yaşındaki çocukların sadece yüzde 25’i, 5-6 yaşındaki çocukların ise
sadece yüzde 32’si okul öncesi eğitimden faydalanıyor. 3-5 yaşlarında erken
çocukluk eğitimi alan çocukların oranı; Meksika’da yüzde 70, Fas’ta yüzde
34, Ürdün’de yüzde 27 iken; AB ülkelerinde çocukların yüzde yüze yakını
erken çocukluk eğitimi alıyor. Türkiye’de ise 2000-2001 itibariyle bu oran
yüzde 10. Üstelik bu konuda yapılan çalışmalar, okul öncesi eğitim alan
çocukların, ileriki yılardaki başarısını etkilediğini, birçoğunun
üniversiteye devam ettiğini, iş başarısının ve yaşam kalitesinin yüksek
olduğunu gösteriyor.
NEDEN
ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ?
Çocuğun gelişiminde bazı dönemler çok önem taşır. Bu dönemlerden biri “Erken
Çocukluk Dönemi (EÇD)”dir. Erken çocukluk dönemi 0-6 yaşlar arasını kapsar.
• Bu devre
büyüme ve gelişimin (zihinsel, sosyal, duygusal ve fiziksel) en hızlı olduğu
yaşlardır. Erken yaşlarda oluşturulacak temel, kişinin tüm hayatı boyunca
etkilidir.
• Beyin
gelişimi için de erken yaşlar önemli bir devredir. Beyin gelişiminin büyük
bir bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanır. Erken yaşlarda çocuğun aldığı
eğitim, çocuğa sunulacak deneyimler ve uyarıcılar onun beyin gelişiminde
destek vermekte önemli bir etkendir. Çocuğa sunulan tecrübelerdeki
çeşitlilik onun beyin gelişiminde farklılık yaratır.
• Çocuğun
gelişimi çevre ile etkileşim sonucu olur. Çevreden en fazla etkilenen yaşlar
erken yaşlardır. Çevre sadece çocuğun içinde bulunduğu yakın aile çevresi
değildir. Çocuğun dolaylı ya da doğrudan etkileşimde olduğu aile, ailenin
içinde bulunduğu topluluk, kurumsal topluluk, sosyo-politik çevre gibi diğer
çevreler de önemlidir.
ANAOKULUNA
GİTSİN, ÇÜNKÜ…
- Erken çocukluk
eğitimi alan çocuklar; üretken, yaratıcı, sorun çözmede yetkin oluyorlar.
- Dilsel, zihinsel, fiziksel, sosyal ve duygusal açıdan geliştiklerinden,
ilköğretime de rahatça uyum sağlıyorlar.
- Okulu terk etme ve sınıfta kalma oranları düşüyor.
- Anne-baba ve çocuk arasındaki iletişim kuvvetleniyor, çocuğun evdeki
öğrenme ortamını güçlendiriyor.
- Çocuğun sosyal kurallara uyumunu artırıyor ve arkadaş ilişkilerini
geliştiriyor.
- İş hayatında vasıflı çalışan olma ve başarı oranları artıyor.
- Sağlıklı ve iyi beslenen çocukların yaşam kaliteleri artıyor, ölüm
oranları azalıyor.
- Sosyal, ekonomik ve cinsiyete bağlı eşitsizliklerin etkisi azalıyor.
- Suç işleme oranları azalıyor.
ÇOCUĞUNUZU
DESTEKLEYİN!
• Çocuğun
bakım, öğrenme ihtiyaçlarına duyarlı olun ve bu ihtiyaçlarına yaşına uygun
olarak cevap verin. Öğrenme ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla çocuğa
farklı bilgi ve beceriler öğretin. Örneğin; bisiklete binmek, makas
kullanmak (bedensel gelişim), bilmediği kavramları (zihinsel gelişim)
öğretmek.
• Çocuğa farklı öğrenme ortamları yaratın. Örneğin; parka, hayvanat
bahçesine, tren istasyonuna, tiyatroya vb. götürün.
• Oyun oynama fırsatı verin. İstediği oyunu başlatmasına, sürdürmesine ve
aynı zamanda yeni bir şeyler öğrenmesine fırsat tanıyın. (Bedensel,
zihinsel, duygusal, sosyal gelişim için.)
• El- becerilerinin gelişmesine imkan verin. Örneğin; düğme iliklemesine,
makas kullanmasına, fermuar açmasına fırsat verin. Böylece bebeklikte anneye
bağımlı olduğu beslenme ve bakım ihtiyaçlarını yaşı ilerledikçe el
becerileri desteklendiği için kendi kendine yapabilir duruma gelecektir.
Okul döneminde de edinilmiş becerilerin körelmemesi için çaba sarf edin.
Ellerini kullanacağı spor ve resim faaliyetlerine katılması için teşvik
edin.
• Yapılacakların çocuğun gelişimine olumlu katkı sağlayabilmesi için ev
ortamının güvenli, tutarlı, çocuğun ihtiyaçlarını düzenli karşılıyor olması
da çok önemlidir, unutmayın.
ÇEVRE DE ÖNEMLİ!
Çocuğun gelişimine sadece ailesi değil, diğer ortamlar da doğrudan veya
dolaylı olarak etki eder. Okul, anne-babanın işyeri, yaşanılan bölge,
kanunlar, medya, sosyal düzen vb. Örneğin; eğer okul çocuğa yeterli,
kaliteli bir eğitim vermezse, okulda yeterli sayıda öğretmen yoksa, okuma
kitapları eksik ise çocuk okulda iyi eğitim alamaz. Bu nedenle gelişimi
engellenmiş olur. Babasının iş ortamındaki koşullar memnun edici değilse,
baba morali bozuk geliyorsa bu durum çocuğu etkiler. Anne dışarıda
çalışıyorsa ve çalıştığı yerde çocuğa bakacak bir kreş veya okul öncesi
kurum yoksa, annenin çalışma saatleri çok uzunsa bu da çocuğu olumsuz
etkiler. Sonuçta, çocuğun yaşantısı anne-babasının bulunduğu çalışma
ortamlarındaki koşullardan etkilenir. Ortamlardaki koşulları da kanunlar,
kurallar, değerler etkiler.